AB KURTARMA FONU 800 MİLYAR EURO’YA ÇIKARILDI

05-04-2012
Avrupa Birliği kurtarma fonu 800 milyar euroya çıkarıldı. Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da biraraya gelen Euro Bölgesi maliye bakanları, borç kriziyle mücadelede kullanılan fon miktarının 800 milyar Euro’ya çıkarılması konusunda anlaştı.
Bu, geçici ve kalıcı kurtarma fonlarının birleştirilmesi ile mümkün oldu. Ancak krizin yeni bir ülkeye yayılması halinde sadece 500 milyar euro kullanılabilecek zira geri kalanı zor günler geçiren Yunanistan, İrlanda ve Portekiz’e verilmiş durumda.
Bu arada Avrupa Birliği Komisyonu Uluslararası Para Fonu’ndan destek beklediklerini belirtti. Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schauble ise krizin aşılmasında kararın, mali piyasalara güven vereceğini söyledi.
Kurtarma fonunun daha önceki üst limitiyse 500 milyar euro civarındaydı.
Ancak sadece İtalya ve İspanya için gerekebilecek yardım miktarının 340 ila 640 milyar euroyu bulabileceği belirtiliyor.
EURONEWS
|
|
|
BM’DEN KIBRIS İÇİN 4 SENARYO

04-04-2012
Kıbrıs’ta 3 yıldan uzun süredir devam eden müzakerelerin son aşamaya gelmesinin ardından BM’nin 4 farklı senaryo üzerinde çalıştığı bildirildi.
BM Güvenlik Konseyi’ni telekonferans yöntemiyle bilgilendiren BM temsilcisi Aleksander Downer, Rumların AB dönem başkanlığını devralacağı temmuz ayından sonrası için 4 senaryo ortaya koydu.
Rum medyasının haberlerine göre, geçen cuma Lefkoşa’dan New York’a telekonferans yöntemiyle bağlanan Downer, Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesine 19 Nisan’da New York’ta bir araya geleceği Genel Sekreter Ban Ki-moon ile ele alacağı senaryoları anlattı. Downer, senaryoları şöyle sıraladı:
Tüm hesaplar Temmuz sonrasına
* Rumların AB dönem başkanlığına kadar sürede müzakerelerde bir ilerleme olmazsa, ne yapılacağına BM Güvenlik Konseyi karar versin.
* Kıbrıs Rum yönetiminde Şubat 2013’te başkanlık seçimleri yapılacak. Rumların AB dönem başkanlığının sona ermesiyle, müzakerelerde ilerlemeye bakılmadan 2013 başında garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin de katılımıyla uluslararası konferans çağrısı yapılsın.
* Müzakere süreci Rumların AB dönem başkanlığıyla kopmasın, çoklu konferans şartları sağlanıncaya kadar bugünkü şekliyle devam etsin.
* Kıbrıs’ta devam eden müzakerelerde çıkmaz ilan edilsin, ancak sorunu çözme çabaları sona ermeden müzakereler farklı koşullarda yeniden başlasın.
Hatırlatma
Türkiye, Rumların Ada’da çözüm olmadan Temmuz ayında tek başına AB dönem başkanlığını üstlenmesiyle, Brüksel ile ilişkilerini askıya alacağını ilan etmiş durumda. KKTC ise Temmuz ayını Kıbrıs müzakerelerinin son tarihi kabul ediyor.
Ömer Bilge
|
|
|
TPAO, KUZEY KIBRIS'DA SONDAJA BAŞLIYOR

04-04-2012
KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı(TPAO) ile yaptıkları petrol ve doğalgaz arama anlaşmasının avantajlı bir anlaşma olduğunu ifade ederek, “Biz sadece gelire ortağız, zarara ortak değiliz” dedi.
KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Atun, Türkiye'den KKTC'ye su getirilmesi ve TPAO'nun KKTC'de karada petrol ve doğalgaz sondajına başlayacak olmasını değerlendirdi.
Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın, KKTC'de karada sondaj çalışmasına, teknik hazırlıkların tamamlanmasının ardından, ay sonu başlamasının planlandığını belirten Atun, sondajın başlaması nedeniyle düzenlenen törene Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın da katılacağını bildirdi.
“Uzun soluklu proje”
Türkiye'den KKTC'ye gelecek su ile petrol ve doğalgaz aranmasına yönelik sondaj çalışmasının Kıbrıs Türk ekonomisi adına büyük gelişmeler olduğunu, su,
petrol ve gazın önemli enerji unsuru olduğunu dile getiren Atun, “Bu aramalarda gaz üzerinde yoğunlaşılacak. Bu uzun soluklu bir proje” dedi.
TPAO ile 2 Kasım 2011'de kar paylaşımı esasına göre protokol imzaladıklarını anımsatan Atun, şöyle konuştu:
“Kar paylaşımı esasına göre gerek arama, gerek çıkarma görevini onlara verdik. Yaptığımız anlaşma, dünyada uygulanan genel anlaşmalara baktığımızda avantajlarımızın en önde olduğu anlaşmalardan bir tanesi olmuştur. Yani, kendi kaynaklarını araştıran ülkenin menfaatlerini en üst derecede sağlayan protokol olmuştur. Burada biz sadece gelire ortağız, zarara ortak değiliz, projenin böyle bir yönü de var. Dolayısıyla bunun ortaya koyacağı gelirlerin, döviz girdisi bakımından ülkemize büyük bir katkısı olacaktır. Bu faaliyetletin ekonomiye de büyük katkısı olacaktır.”
|
|
|
BULGARİSTAN'DAN GEÇ GELEN ÖZÜR

04-04-2012
Mete Çubukçu ile Pasaport Bulgaristan dosyasını açıyor. 80’li yılların en büyük asimilasyon kampanyasına imza atan Bulgaristan tarihiyle yeniden yüzleşiyor.
Soya dönüş adı altında dil, din ve temel özgürlükleri kısıtlayan Jivkov yönetiminin zorla isim değiştirmeden, aydınların tutuklanmasına, esir kamplarındaki kötü koşullardan sınır dışı etmeye kadar Bulgaristan Türklerine uyguladığı mezalimi şimdi başka bir Bulgar hükümeti telafi etmeye çalışıyor.
Bulgar Parlamentosu'nda kabul edilen özür deklerasyonu halkların birleşmesine öncülük etmenin yolunu açarken taraflar tarih kitaplarını yeniden ve birlikte yazmak için çalışmalara başlıyor. Komünist dönemde yürütülen bu asimilasyon sürecinin ardından açılan arşiv kayıtları ise yeni tartışmaları başlatacak gibi görünüyor.
ARŞİV KAYITLARI TARTIŞMA YARATACAK
Bulgar Parlamentosu’nun özür deklerasyonu geç gelen af dileme mi yoksa Avrupa Birliği’nin bir dayatması mı?
Deklerasyon önerisini neden Türk partilerinin yerine Ivan Kostov verdi?
Bulgaristan Türk’ünün siyasetteki sesi olan Hak ve Özgürlükler Hareketi bir parçalanmanın eşiğinde mi?
Açılan arşivlerde adı geçen Türk kökenli siyasetçiler ortaya atıaln “ajanlık” iddialarına nasıl cevap verecek?
500 yıllık geçmişe sahip Türk- Bulgar ilişkilerinde nasıl bir döneme geçiliyor?
|
|
|
YUNANİSTAN 'GÖÇ SEDDİ'NE BAŞLIYOR

04-04-2012
Yunanistan 2 Nisan'da yaptığı açıklamada, kaçak göçmenleri durdurmak için Türk sınırına inşa edilecek duvara yakında başlayacaklarını, inşaatın da kısa bir sürede tamamlanacağını duyurdu.
2 Nisan Pazartesi günü Brüksel’deki bir gezi sırasında açıklama yapan Yunanistan Yurttaş Koruma Bakanı Mihalis Hrisohoidis, “İnşaat kısa bir zaman sonra başlayacak ve kısa bir süre içinde de tamamlanacak” diye konuştu.
EU Observer internet sitesinde Honor Mahony imzasıyla çıkan habere göre, Sosyalist Parti üyesi Hrisohoidis duvarın sağlam ve sembolik bir öneme sahip olduğunu ancak sadece geçici bir çözüm olduğunu belirtti.
3 metre yüksekliğinde inşa edilecek duvar, Türkiye-Yunanistan sınırındaki 12.5 kilometre uzunluğunda bir alanı kapatacak. İki ülke arasındaki sınırın geri kalanında Meriç Nehri bulunuyor.
Atina yönetimi, geçtiğimiz yıl 130 bin göçmenin sınırdan geçerek Yunanistan’a geldiğini ve duvarı “sosyal barışı korumak” amacıyla inşa ettiğini iddia ediyor. Hrisohoidis Irak, Pakistan ve Afganistan’ın ardından, Arap Baharı ülkeleri Fas, Cezayir ve Suriye’den de göçlerin arttığını belirterek, “Sosyal barışın temelleri, korkunç boyutlara ulaşan bu insani kriz tarafından sorgulanıyor. Yunanistan, toplumun temelini sarsan bu zaman bombasını kabul edecek durumda değil” dedi.
AB’den destek yok
Yunanistan, sınırından giren göçmenleri denetleyemediği için AB üyeleri tarafından eleştiriliyordu. Atina yönetimi duvarın inşasında AB’den finansal destek istediyse de, Avrupa Komisyonu projeyi “anlamsız” bulduğu için geri çevirmişti. Ancak Atina hükümeti bu noktada AB’den daha fazla destek bekliyor. Ekonomik krizle boğuşan ülke, şimdilik duvarı kendi bütçesinden finanse ediyor.
Radikal
|
|
|
AVRASYA FEED - BAKÜ'DE DÜZENLENEN EURONEST TOPLANTISINDA KARABAĞ KRİZİ

04-04-2012
Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen Euronest Parlamenterler Asamblesi Toplantısı'nda Azeri ve Ermeni heyeti arasında Yukarı Karabağ krizi yaşandı. 4 Nisan'a kadar devam edecek toplantının ilk gün oturuma katılan Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyorov'un işgal altındaki Dağlık Karabağ ve Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü konusundaki konuşması Ermeni milletvekillerini rahatsız etti. Ermeni milletvekili Naira Zöhrabyan, Elmar Memmedyarov 'un konuşmasına itiraz etti.
Azeri Bakan, Ermeni vekile BM Güvenlik Konseyinin konuyla ilgili aldığı 4 kararı hatırlattı. Ermeni heyeti Memmedyarov 'un Karabağ konusunda kullandığı işgal sözcüğünün metinden çıkartılmasını istedi.
Toplantılardaki oturumlarda; AB politikalarına uyum, enerji güvenliği, insan hakları, demokrasi, siyaset, eğitim ve kültür konuları ele alınacak. Toplantının resmi açılışı yarın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev' in de katılacağı törenle yapılacak.
Asambleye gelip gelmeyecekleri uzun süre tartışma konusu olan Ermeni milletvekilleri, Azerbaycan'ın güvenlik garantisi vermesinden sonra Bakü'ye geldi. Euronest Parlamenterler Asamblesi'nin Doğu Ortaklığı programı üyesi ülkeler; Ukrayna, Belarus, Moldova, Gürcistan ve Ermenistan.
|
|
|
ERMENİ KATLİAMI TANIĞI MUSTAFA ÇELİK 107 YAŞINDA

03-04-2012
Kağızman’ın Çeperli köyünde yapılan Ermeni Mezalimi’ne tanık olan 107 yaşındaki Mustafa Çelik o kara günlerde yaşadıklarını ve gördüklerini tekrar anlattı
Kağızman'ın Çeperli köyünde yapılan Ermeni Mezalimi'ne tanık olan 107 yaşındaki Mustafa Çelik o kara günlerde yaşadıklarını ve gördüklerini tekrar anlattı
Tarihte ve Doğu Anadolu bölgesinin 40 yıl Rus esaretinde kalmış olan Kars'ta "34 Kırgını" olarak bilinen 1918 Ermeni Mezalimi'nde 13 yaşında olan Kağızman'ın Çeperli köyü doğumlu Mustafa Çelik 107 yaşında tekrar konuştu.
Kağızmanlı Araştırmacı Yazar ve Gözlem Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Sait Küçük'e yaşadıkları hakkında bilgi veren 107 yaşındaki Mustafa Çelik köylerinde Ermenilerin yaptığı katliam yılında 13 yaşında olduğunu, bu katliama 1918 yılının Mart ve Nisan aylarında gözleriyle tanık olduğunu belirtti.
Kağızman'da yaşanan Ermeni mezaliminin şu anda içinde bulunduğumuz aylarda yapıldığını söyleyen Mustafa Çelik, yaşadıklarını şu ifadeler ile aktardı:
Kars'ta Rus hükümeti hüküm sürmekteydi. İşleri bozuldu. Geri çekildiler. Onlar Erzincan'a Muş'a kadar gitmişti. Geri çekildi. Ermeni çekilmedi. Aradan iki üç yıl geçti. Ermeni başladı azmaya. Kağızman'ın yerlisiyle harp etti. Ali Rıza Ataman dağa çıktı. Milli Şura reisiydi. Dört köy geldi bize. Böcüklü, Kömürlü diğer köyler. Ermeni geldi dedi ki silahlarınızı verin. Sizin kapınıza kırmızı boya vuracağız.
Sait KÜÇÜK/Kağızman/Siyasal Birikim
|
|
|
GAZETECİ GÜRKAN, KİTABINI TANITTI

03-04-2012
Gazeteci yazar Uluç Gürkan, "Ermeni Sorununu Anlamak" isimli kitabını Konak Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Alsancak Kültür ve Sanat Merkezi’nde kitapseverlere tanıttı.
Tanıtım toplantısına katılan Konak Belediye Başkan Dr.Hakan Tartan, içinde Ermeni sorununa yönelik her türlü konunun bulunabileceği kitabın bir başyapıt olduğunu ifade etti. Başkan Tartan, ”Ermeni sorununu hepimizin anlaması gerekiyor. Bu konuyla birlikte gelecekte çıkacak sorunlara da duyarlı olmalıyız. Türkiye’de konuya çok bilgili, aynı zamanda çok ilgili bir gazetecinin, yaşamını uzun yıllar bunla kazanmış bir ağabeyimizin, Uluç Gürkan’ın Ermeni sorununa el atması hepimiz açısından çok iyi oldu. İzmir’de Uluç Gürkan’ı ağırlamaktan onur duyuyoruz. Hem Ankara milletvekili, hem de TBMM başkan vekili olarak hakikaten çok önemli yasal faaliyetlere katkı sağladı. Türkiye’nin demokratıkleşmesi o dönemde ülkenin daha sağlıklı bir yol izlemesi açısından büyük katkıları oldu. Bu kitabıyla da çok önemli konuda bize ışık tutuyor. Kendisine çok teşekkür ediyorum” dedi.
Dünya Savaşı yıllarında yaşanan tehcir olayının, Osmanlı Ermenileri için acılı bir süreç olduğunu anlatan Uluç Gürkan ise, “Bu süreçte yaşananlar, sadece ‘zarar gören Ermenilerin acısı’ sayılamaz. ‘Hepimizin ortak acısı’ olabilmelidir” dedi.
Acıların paylaşılması ve yeri gelince yasının da birlikte tutulabilmesi gerektiğine inandığını dile getiren Gürkan şunları söyledi: “Bu konuda hiçbir tereddüt olmamalıdır. Ancak, acıların paylaşılabilmesi günümüz Türkiyesi’nde iki önemli engelle karşılaşmaktadır. Bu engeller, tehcirin ‘soykırım’ olarak tanımlanarak hatırlanmasını savunanların yaklaşımlarından kaynaklanmaktadır. Zira ‘soykırım’, hukuki bir kavramdır. Tarihsel bir olayın ya da sürecin ‘soykırım’ olarak adlandırılması kişisel kararlarla değil, ancak hukuki kararlarla olabilir. Başka bir deyişle, yaşanan acıların kabulü, tarihsel gerçeklerin tanımını değiştiremez. Kitabım da, böyle bir hedef güden çalışmanın ürünüdür. Öncelikle, Ermeni Sorunu ile ilgili bilgi eksikliğimizi gidermeyi amaçlıyor. ‘Ermeni Soykırımı’ tartışmalarını önyargılardan arındırıp tarihi ve hukuki gerçekler temeline oturtmayı, böylece kısır bir ‘nefret atışması’ olmaktan çıkartmayı umuyorum.”
İHA
|
|
|
BAĞIŞ HAKKINDAKİ 'İNKÂR' SORUŞTURMASINA TAKİPSİZLİK

03-04-2012
İsviçre Savcılığı, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış hakkında ocak ayında Zürih'teki bir konuşmasında sarf ettiği, "Ermeni soykırımı yoktur. Gelsin beni tutuklasınlar." sözlerinden dolayı açılan soruşturmada takipsizlik kararı verdi.
Adli kaynaklar, savcılığın İsviçre Dışişleri Bakanlığı'yla görüş alışverişinde bulunduğunu belirterek, Bağış'ın diplomatik dokunulmazlığı bulunduğunu, bu sebeple kendisine karşı adli süreç başlatılamayacağına karar verildiğini kaydetti. İsviçre'deki bazı Ermenilerin başvurusu üzerine şubat başında Zürih savcısı, Bakan Bağış hakkında soruşturma açmıştı. Bunun üzerine Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, İsviçre'nin Ankara Büyükelçisi Raimund Kunz'u bakanlığa çağırarak izahat istemiş, Kunz'a bu olayın kabul edilemez olduğunu bildirmişti.
Bu arada, Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, Türk vatandaşlarının Avrupa Birliği ülkelerine vizesiz seyahati için AB ülkelerine ve kurumlarına bir mektup göndererek vize engelinin kaldırılması çağrısında bulundu. Bağış mektubunda, Avrupa Adalet Divanı ile Almanya ve Hollanda mahkemelerinin Türk vatandaşlarının vizesiz seyahati konusunda aldığı kararları hatırlatarak, 'mantıksız ve adaletsiz vize uygulamalarına son verilmesini' istedi.
|
|
|
SCHENGEN'DEN ATILMAKTAN KORKAN YUNANİSTAN, MÜLTECİ “HAPİSHANELER” KURUYOR

01-04-2012
Schengen Bölgesi'nden atılma riskiyle karşı karşıya olduğunu açıklayan Yunanistan hükümeti, 'hapishane' türü mülteci merkezlerinin inşaatına hız verdi. Bu durum, sığınmacıların tutuklu gibi muamele görmemesi gerektiğine yönelik mahkeme kararlarıyla ters düşerken hükümet, Fransa ve İspanya'nın benzer merkezler inşa ettiğine işaret ederek uygulamayı savunuyor.
Vatandaş Güvenliği Bakanı Mihalis Hrisohidis, yasadışı göçe karşı Haziran ayına kadar gerekli adımlar atılmaması halinde ülkenin Schengen Bölgesi'nden atılma riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Haziran ayında bir AB heyeti, konuyla ilgili değerlendirmede bulunacak.
Türkiye sınırında göç baskısı yaşayan Yunanistan, sığınmacılara minimum standartta barınma sağlamakta da zorlanıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, geçtiğimiz haftalarda 'sınırlarını kontrol etmekte zorlanan ülkelerin Schengen'in dışında tutulması gerektiğini' söylemişti.
Bunun karşılığında Yunanistan, göçmenler için on bölgede 'kapalı' merkezler kurma planlarını açıkladı. Atina'nın da bulunduğu Attika bölgesi'nde üç merkezin kurulması için onay verildi bile. Attika Belediye Başkanı Giannis Sgouros, 'bu tür merkezlere, yalnızca komşularımızın bahçesindeyken onay vermeyi bırakmalıyız' diyerek, 'ülke için çok kötü sonuçlara yol açabilecek, Schengen'den atılma riskiyle karşı karşıya olduklarının' altını çizdi.
EURACTIV
|
|
|
|