Son seçim anketleri Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin, sosyalist rakibi François Hollande’ın 20 puan gerisinde kaldığını ortaya çıkardı. Cumhuriyet tarihinde hiçbir cumhurbaşkanının, seçimlere 3 ay kala rakibinin 20 puan gerisinde olmadığı belirtiliyor. Meclis televizyonu anketinde de Fransızların yüzde 93’ü İnkâr Yasası’nın çıkması nedeniyle şoke olduklarını söyledi.
‘Dedelerimizin toprağına İncirlik üssünü inşa ettiler’ diyen Ermeniler’in ABD’de Türkiye aleyhinde açtığı davada, 1915 olaylarını ‘soykırım’ olarak nitelendiren Prof. Dr. Taner Akçam davacılar lehine bir rapor gönderdi. Merkez Bankası ile Ziraat Bankası, kayıtlara “Akçam Deklarasyonu” olarak geçen bu metne karşı raporla yanıt verdi.
ABD’de yaşayan üç Ermeni’nin California’da açtığı davada Türkiye’nin “Bu mahkeme bir devleti yargılayamaz” diyerek savunma vermeyi reddetmesi sonrası dava, Osmanlı vatandaşı Dikran Efendi ile Kalina Hatun’un torunları ile Merkez Bankası-Ziraat Bankası arasında devam ediyor. Ermeni tehciri sırasında Türk hükümeti tarafından İncirlik bölgesinde haksız yere el konularak önce Ziraat, sonra Merkez Bankası’na devredildiği iddia edilen 496 dönüm arazi için istenen 100 milyon dolara yakın tazminat için son kartlar da oynandı.
ABD’li avukatlık firması
Avukat tutmayı reddetmesi nedeniyle davanın ilk aşamasında mahkeme tarafından Türkiye Cumhuriyeti devleti için “default” (Artık dava sonuçlanana kadar savunma yapması mümkün değil) kararı alınmasının ardından 1915-1923 yılları arasında davaya konu olan mülkleri sahiplenen Ziraat Bankası ile 1923’ten sonra devredilen Merkez Bankası durumun ciddiyetinin farkına vararak Amerika’daki bir hukuk firmasıyla anlaştı ve mahkemeden savunma vermek için süre istedi. Talebin kabul edilmesinin ardından Saltzman & Evinch avukatlık firması tarafından mahkemeye gönderilen savunmada California Mahkemesi’nin bu tür bir yargılama için uygun platform olmadığı belirtilerek mahkemenin davayı reddetmesi istendi.
Türkiye'nin Fransa ile yaşadığı siyasi gerilim sırasında 'kardeş ülke' tavrını gösteremedi.
Ankara, Ermenistan'la ilişkileri normalleştiren protokolü Azerbaycan'ın tepkisi üzerine, ABD ve AB'yi karşısına alma pahasına çöpe attı, ancak aynı 'kardeş tavrı' İlham Aliyev'den göremedi. Fransa'da kabul edilen 'inkar yasası'na Bakü'nün tepkisiz kalması ve First Lady Mihriban Aliyev'in Fransa Dostluk Grubu Başkanlığı'nı sürdürmesi 'kardeşliğe' gölge düşürdü
Yeni Şafak'tan Çetiner Çetin'in haberine göre, Fransa Parlamentosu'ndan geçen sözde "Ermeni soykırımını inkâr edenlerin hapis cezası" almasını öngören yasa tasarısına dost ve kardeş ülke Azerbaycan'ın tepkisi yetersiz kaldı. Azerbaycan halkının geçmişten bu yana Ermenilerin iddiaları konusunda Türkiye'nin yanında olduğunu belirten siyasiler, ancak Azerbaycan yönetiminin bu konudaki tepkisinin kendi vatandaşlarının gerisinde kaldığına dikkat çekti.
Ester Benbassa, Sarkozy’nin yeniden seçilmek için yaptığı planı anlattı: Oylama pazartesi, çünkü o gün senato bomboş olacak. Birkaç Ermeni yanlısı senatörün oyuyla tasarıyı kabul ettirmeye çalışacak.
23 Ocak’ta Ermeni soykırım tasarısını oylayacak Fransız senatosunun İstanbullu üyesi Esther Benbassa “Fransa’nın Türkiye’ye bir şey söyleme hakkı bulunmuyor” dedi
Fransa’da Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve partisi UMP’nin ortaya attığı Ermeni soykırım inkar tasarısı 23 Ocak’ta senatoda oylanacak. Fransa-Türkiye ilişkisi için bir dönemeç olarak görülen bu oylama öncesinde Fransa’nın önde gelen entelektüellerinden Senatör Esther Benbassa, VATAN’ın sorularını yanıtladı. Benbassa her ülkenin azınlıklara karşı yaptığı hataları kabul etmesi gerektiğini açıkladı ve “Ben bu tasarıya karşıyım. Fransa’nın başka bir ülkenin içişlerine karışması ve başka bir ülkeye bir katliamı tanımasını söylemesine karşıyım. Fransa’nın buna hakkı yoktur. Önce kendisi sömürgelerde yaptığını tanımalı. Azınlıklara yapılanları, varlık vergisini, 6-7 Eylül olaylarını kabul etmeliler. Her ülke kendi tarihini yazar. Başka ülke onun yerine yazamaz. Türkiye’den yeni döndüm ve dün Ermeniler hakkında yapılacak tasarı hakkında bir toplantıya katıldım” dedi.
Oylama tarihi bilinçli
Benbassa, “Tasarı, senatoya resmen hükümet tarafından acele olarak yollandı. Bu nadir bir şeydir. 23 Ocak’ta oylanacak. 23’ü de pazartesi günü. Senatörler, senatoya genelde salı günleri varırlar çünkü taşradan gelirler. Çoğu, vali olduklarından dolayı senatoda salıyla perşembe arasında bulunurlar. Oya az senatör katılsın diye bu güne aldılar. Ne sağ ne sol tamamıyla bu kanuna oy vermeyecek. Iki tarafta da bu kanuna karşı olanlar var” açıklamasını yaptı.
Dünyanın en prestijli ödül törenlerinden olan Altın Küre Ödülleri'nde Meltem Cumbul sahneye çıktı. Cumbul'un "Yabancı Dilde En İyi Film" dalındaki ödülü vermesi bekleniyordu. Ancak Cumbul, Madonna'nın ödül almasından sonra sahneye çıktı. Otuz saniyelik kısa bir konuşma yapan Meltem Cumbul konuşmasının en sonunda Atatürk'ün 'Yurtta barış, cihanda barış' sözünü söyleyerek dünyaya barış mesajı verdi. İşte CNBC-e'de yayınlanan ödül töreninden görüntüler.
Afrika ülkesinde 800 bin kişinin katledildiği soykırımı tetikleyen suikastın sanıldığı gibi Tutsiler tarafından değil, aşırı görüşlü Hutular tarafından gerçekleştirildiği ortaya çıktı. Böylece Tutsilerin kendi katliamlarını tetiklediği savı çürütüldü.
20. yüzyılın en korkunç katliamlarından Ruanda soykırımıyla ilgili tarihi değiştirebilecek gerçekler ortaya çıktı. Orta Afrika ülkesi Ruanda’da 1994 baharı ve yazı boyunca iktidardaki etnik Hutuların, 800 binden fazla insanı katlettiği olayları tetikleyen Devlet Başkanı Juvenal Habyarimana suikastını, aşırı görüşlü Hutu grupların gerçekleştirdiği kanıtlandı. Birleşmiş Milletler’in gözleri önünde gerçekleşen soykırımın, isyancı Tutsi örgütü Vatansever Ruanda Cephesi’nin (FPR) düzenlediği suikastle patlak verdiği düşünülüyordu.Yeni bulgularla birlikte Tutsilerin kendi katliamlarını tetiklediği yönündeki suçlamalar da yalanlanmış oldu.
Soruşturma yeniden açılacak
Bulgular Fransız terörle mücadele savcısı Marc Trevidic’in davayı tekrar ele almasıyla ortaya çıktı. 2007’de davaya atanan Trevidic araştırmasını, 6 Nisan 1994’te Habriyamana’nın yanısıra dönemin Burundi Devlet Başkanı’nı da taşıyan uçağın başkent Kigali’deki havaalanına inerken roket saldırısıyla düşürülmesine odakladı. Ölen pilotların Fransız vatandaşı olması nedeniyle Fransa’da süren davada Treividic’in şüphelerini balistik raporlar kanıtladı. Bir yılı aşkın incelemenin sonucuna göre uçağı düşüren roket atışları FPR kontrolündeki Masaka tepesinden değil, başkanlık sarayına yakın Kanombe üssünde yapılmıştı. Liberation gazetesi “eğer kıvılcımı Tutsiler çaktıysa hazırlanmış ya da planlanmış bir soykırımın sözkonusu olamayacağı öne sürülüyordu, bütün inkarcılar suikastı Tutsiler mal ediyordu” yorumunu yaptı.
Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raporu'nda çarpıcı tespit...
Bugün, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raporu hakkında AP Dış Ilişkiler Komitesi'nde düzenlenen ilk toplantıda Hollanda Işçi Partili (PvdA) sosyal demokrat milletvekili Emine Bozkurt, taslak rapor hakkındaki görüşlerini bildirdi.
Raporun dengeli bir şekilde kaleme alındığını söyleyen Emine Bozkurt, özellikle raporda Türkiye ve Avrupa Birliği'nin karşılıklı olarak
birbirlerine ihtiyaçları olduğuna yapılan vurgu dolayısıyla memnuniyetini dile getirerek, 'içinde bulunduğumuz dönemde Türkiye ve AB'nin birbirleri için önemine dikkat çekmesinin son derece değerli' olduğunun altını çizdi.
Bozkurt ayrıca, Türkiye'nin terörle olan mücadelesine destek verdiğini ve Türkiye'nin bu konudaki hassasiyetlerini anladığını vurgulayarak, Terörle Mücadele Yasası'nın etkinliğini arttırmak için bu yasanın Türkiye'nin ve insanlarının güvenliğini tehlikeye sokan silahlı teröristler ile mücadeleye yoğunlaşması gerektiğinini altını çizerek, hükümetin basında otosansür iddiaları ile ilgili de girişimlerde bulunmasının Türkiye açısından önemli olacağına dikkat çekti.
Türkiye- Avrupa Birliği ilişkileri açısından müzakerelerin yargı ve temel haklar ile ilgili 23. faslının açılmasının Türkiye'deki reform sürecine yapacağı katkıyı açıklayan Emine Bozkurt, adalet alanında AB'nin Türkiye'den beklentilerini gerçeğe dönüştürmek için bu faslın
açılmasının son derece önemli olduğunu vurguladı.
RUM YÖNETİMİ GREENTREE ZİRVESİ ÖNCESİ FRANSA,RUSYA VE ÇİN'LE DİREKT İLETİŞİMDE
16-01-2012
Kıbrıs Rum kesiminde yayımlanan Simerini; “Genel Sekreter Orta Hat Çözümleri İleri Götürüyor... New York’tan Endişe Verici Bilgiler Geliyor” başlıklı manşet haberinde, Genel Sekreter’in Greentree’deki yeni görüşmede iki tarafın tezleri arasında köprü kurmak için orta hat çözümlerine yönelmekte olduğunu yazdı.
Gazete, AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu’nun geçen hafta yaptığı; BM’nin Rum tarafına tezlerini; Türk tezleriyle yakınlaşacak veya kavuşacak şekilde değiştirmesi için baskı yaptığı açıklamasının New York’tan gelen bu bilgileri güçlendirir nitelikte olduğuna dikkat çekti.
New York kaynaklı bilgilerin endişe verici olduğunu vurgulayan gazete, “Kıbrıs hükümeti de, Downer ve Pascoe’nun telkinlerine yenik düşmüş görünen Ban’ın Kıbrıs davası açısından olumsuz gelişmeler yaratacak hareketlere yönelmesini önlemeleri ve etkisiz hale getirmeleri için Fransa, Rusya ve Çin’le iletişim koridorları kurdu” ifadesini kullandı.
Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’a gönderdiği mektupta yer alan bir paragrafın Ban’ın niyetleri açısından gösterge olduğunu belirten gazete, o ifadede dolaylı ancak net şekilde, takvim dayatmanın düşünceleri arasında olduğu değerlendirmesine olanak tanıdığını yazdı.
Rum tarafında yayın yapan SIGMA TV’nin dün akşamki ana haber bülteninde Genel Sekreter’in Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’a gönderdiği mektupları açıkladığını belirten gazete, “Hristofyas’a gönderilen mektupta; Eroğlu’na gönderilenden çıkartılmış bir paragraf bulunduğunu” yazdı.
Gazete, “o paragrafta Ban’ın; Kıbrıs Rum tarafının takvim arzu etmediğini anladığını belirttiğini”, ancak hemen ardından Güney Kıbrıs’ın AB Dönem başkanlığını devralacağı 1 Temmuz 2012’yi takvim olarak koyduğunu vurguladı.
"KIBRIS SORUNUNA EN KISA ZAMANDA ÇÖZÜM BULUNMALI"
16-01-2012
Avrupa Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Fule, Kıbrıs sorununa en kısa zamanda bir çözüm bulunması gerektiğini söyleyerek, iki toplum liderlerine Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunması amacıyla açılan fırsat penceresini değerlenme çağrısında bulunduğunu vurguladı.
New York Greentree’de 22-24 Ocak tarihlerinde gerçekleştirilecek üçlü Kıbrıs zirvesi öncesi tartışmalar devam ediyor. Avrupa Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu üyesi Stefan Fule, Kıbrıs sorununa en kısa zamanda bir çözüm bulunması gerektiğini söyleyerek, iki toplum liderlerine Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunması amacıyla açılan fırsat penceresini değerlenme çağrısında bulunduğunu vurguladı.
Avrupa Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu üyesi Stefan Fule, Kıbrıs sorununa en kısa zamanda bir çözüm bulunması gerektiğini söyledi.
ABHaber.com sitesinin haberine göre, Avrupa Parlamentosu Sosyalist grup üyesi Kıbrıslı Rum Antigoni Papadopoulou’nun bir sorusuna yanıt veren Fule, Avrupa Komisyonu’nun defalarca iki toplum liderlerine Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunması amacıyla açılan fırsat penceresini değerlenme çağrısında bulunduğunu hatırlattı.