ALMAN KANALINDA DİNK BELGESELİ

04-09-2010
Daha önce de sözde Ermeni soykırımına ilişkin belgesel yayınlayan Alman 1'inci Devlet Kanalı ARD'ye bağlı EinsExtra kanalı yeni bir belgesel yayınladı.
EinsExtra kanalı, Ermeniler’in kökleri antik dünyaya uzanan dünyanın en eski uygarlıklarından biri olduğu belirtildi. Alman kanalı Ermeniler’in Türkiye’de 20’nci Yüzyıl’ın başlarında soykırıma uğradığını öne sürerken 19 Ocak 2007’de uğradığı silahlı saldırıda ölen Hrant Dink cinayetine geniş yer verdi. 53 dakikalık programda "Agos" gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Dink, Türkler ve Ermeniler arasında uzlaşmanın yılmaz savunucusu olarak nitelendirildi. Türkiye’de çeşitli gazeteci, yazar ve politikacı ile röportajların yapıldığı, Hrant Dink’in yaşamındaki bazı fotoğrafların da ekrana getirildiği belgeselde, Dink cinayeti ile ilgili birçok sorunun henüz yanıt bulamadığı, cinayetin "Ergenekon" ile bağlantısının tartışıldığı aktarıldı.
DHA
|
|
|
EGEMEN BAĞIŞ'TAN "THE TIMES" GAZETESİNE MEKTUP

04-09-2010
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, İngiliz ‘The Times’ gazetesine yazdığı bir mektupta, Avrupa Birliği’ni yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırdı.
Bakan Bağış, 11 Ağustos’ta yayınlanan mektupta, Türkiye’nin Avrupa ekonomisine katkısından AB Ortak Dış ve Güvenlik Politikasındaki anahtar rolüne uzanan pek çok nedenden dolayı Avrupa Birliği’ne üye olması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye ve Avrupa Birliği’nin ortak bir gelecek kararı, var olan anlaşmalar, sözleşmeler ve oybirliği ile alınmış AB kararlarına dayanan karşılıklı bir taahhüttür” dedi.
Martin Packard ve İngiliz Parlamenter Lord Hylton’ın İngiliz muhafazakar gazetede daha önce çıkan ve Türkiye’nin AB’ye üye olma hakkını sorgulayan yorumlarına cevap niteliği taşıyan mektupta, Bağış şu ifadeleri kullandı:
“Martin Packard’ın 28 Temmuz ve Lord Hylton’ın 3 Ağustos tarihli, Türkiye’nin AB üyeliğini sorgulayan mektupları, sadece Avrupa Birliği prensiplerinden değil, Türkiye’deki gelişmelerden ve politikalardan da bihaber olduklarını göstermektedir. Türkiye, Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirmek amacıyla bir dizi protokolün imzalanmasına öncülük etmiştir. Kıbrıs konusunda ise, Kıbrıslı Türkler adayı yeniden birleştirmeyi hedefleyen Annan Planına ‘evet’ derken, Kıbrıs Rum kesimi Avrupa Birliği üyeliğini istismar ederek ‘hayır’ demeyi tercih etmiştir. Dev reform adımları atan Türkiye, yasalarında yeni bir anayasal reform paketini de içeren radikal değişiklikler yapmıştır. Eşit derecede önem taşıyan değişikliklerle, ifade özgürlüğü ile çocuk suçları yasaları geliştirilmiştir. Bu reform sayesinde artık yasadışı gösterilerde yer alan çocuklar terör suçlusu olarak yargılanmayacaktır. 50 genç, yasanın yürürlüğe girmesinin hemen ardından serbest bırakılmıştır. Avrupa Birliği’nin de, bizim gibi, yükümlülüklerini yerine getirmesini ve geri adım atmamasını bekliyoruz. İmtiyazlı ortaklığa gelince; bu tarz bir ilişkinin AB yasalarında yeri olmadığını ve bunun dört temel özgürlüğün dengesine ve eşit üyelik haklarına dayanmadığı için, ekonomik ya da siyasi açıdan sürdürülebilir olmadığını da biliyoruz. İki taraf için de ne ayrıcalık ne de ortaklık teşkil eden bu teklifi sadece kabul edilmez bulmuyor, aynı zamanda hakaret sayıyoruz.”
İHA
|
|
|
"ŞIMARIK" ÜLKENİN SON "FANTAZİSİ"...

03-09-2010
Ermenilerden, FIBA 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası’nın maskotu ‘Bascat’a itiraz geldi. Ermeniler, Van kedisi Bascat’ın Ermeni kedisi olduğunu iddia ediyor...
News.am adlı Ermeni internet sitesinde, FİBA 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası maskotuyla ilgili yayınlanan haber şaşırttı. Haberde, Şampiyona’nın resmi maskotunun Ermeni bir Van kedisi olduğu ve Van’ın sembolü olan Van kedisinin Ermenistan’a ait olduğu iddia edildi. Haberde Van kedili maskotun Türk bayrağının renkleri olan kırmızı-beyaz forma giydiği de vurgulandı. Şampiyona’nın maskotunun tanıtımı Çırağan Sarayı’ndaki etkinlikte tüm dünyaya açıklanmıştı. Üzerinde 10 numaralı Türk Milli Takımı forması bulunan maskot, şampiyonanın “resmi maskotu” seçilmişti. Daha sonra, maskota bir isim vermek için bir ay süren bir oylama yapılmış ve “Bascat”te karar kılınmıştı.
Haber Türk- A C T U E L
Bahar BAKIR/ANKARA
Türk Atasözü: KEDİ ULAŞAMADIĞI CİĞERE MUNDAR DERMİŞ...
|
|
|
SÖZDE ASURİ SOYKIRIM ANITINA SALDIRI

03-09-2010
Sydney’de Asuri ve Ermeni toplumlarının girişimleriyle inşa edilen sözde Asuri soykırımı anıtına saldırı düzenlendi. Anıtın üzerine Türk bayrağı şeklinde hilal ve yıldız çizildi.
Asuri haber ajansı AINA tarafından yayınlanan habere göre, Fairfield polisi gece gerçekleştirilen saldırıda anıtın üst kısmındaki yerküreye Türk bayrağı çizilirken, altı kısmına İngilizce hakaretler yazıldığı dikkat çekti. Anıtın ön kısmındaki plakanın da yerinden söküldüğü gözlendi.
Sözde Asuri Soykırımı Anıtı üzerine yerleştirilen plakada, “Bu anıt, 1914-1918 yılları arasında, Birinci Dünya Savaşı sırasında gerçekleştirilen Asuri Soykırımı ve 1933’te gerçekleştirilen Simele Katliamı kurbanları anısına dikilmiştir,” yazılıydı.
Avusturalya’daki Asuri toplumu, Ermeni diasporasının da desteğiyle 15 Aralık 2010’da Türk dış temsilciliklerinin ve Türk derneklerinin uyarı ve itirazlarına rağmen Fairfield Belediyesi’nden söz konusu anıtın inşası için onay almayı başarmıştı. Onay sürecinde Türk toplumu temsilcileri, Fairfield Belediye yönetimini anıtın Avusturalya’da yaşayan Türk ve Asuri toplumları arasını açacağı konusunda uyarmış ve yetkilileri sağduyulu davranmaya davet etmişlerdi.
Anıt, 1915 - 1918 yılları arasında katledildiği öne sürülen 750,000 Asuri anısına dikilmişti.
İbrahim H. Aydoğan – Turkishny.com
|
|
|
ERMENİ SINIRINDA BARIŞ MESAJI VERDİ

03-09-2010
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ermenistan-Türkiye sınırının sıfır noktasında barış mesajları verdi. Davutoğlu, Türkiye ile Amerika arasındaki ilişkilerin de normal seyrinde devam ettiğini söyledi.
Gezi ve incelemelerde bulunmak üzere Kars’tan karayoluyla Iğdır’a gelen Davutoğlu, Vali Amir Çiçek’i makamında ziyaret etti, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Davutoğlu, bir gazetecinin “Yahudi lobisi baskı yaparak Türkiye’nin ABD’den alacağı silahların satışını ABD Temsilciler Meclisi’ne iptal ettirdiği yönünde, dün gazetelerde yer alan haberin doğru olup olmadığına” ilişkin sorusu üzerine, konuyla ilgili Washington Büyükelçisi’nin gerekli açıklamayı yaptığını, ortada yanlış anlaşılmanın söz konusu olduğunu söyledi. Davutoğlu, “Türkiye ile Amerika arasında ilişkiler normal olarak devam etmektedir. Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, kongrede savunma ihtiyaçları konusunda çalışmalarına devam etmektedir” diye konuştu.
Kars’tan Iğdır’a gelmek için yola çıkan Davutoğlu, Türkiye- Ermenistan sınırını köylülerle birlikte gezdi. Tuzluca İlçesi’ne 15 kilometre uzaklıktaki Halıkışlak Köyü’nden 150 metre ötedeki Ermenistan sınırına, ‘Ben köy çocuğuyum yürürüm’ diyerek, Iğdır Valisi Amir Çiçek’le yürüyerek gitti. Sınırı çizen Arpaçay Nehri’nde ellerini yıkayan Davutoğlu ‘Barış, istikrar, refah’ mesajı verdi. Derede yıkanan ve henüz okula gitmeyen çocuklara andımız ve İstiklal Marşını okutan Davutoğlu, tandırda ekmek pişiren köylü kadınla da sohbet etti.
Türkiye, İran, Ermenistan ve Nahcıvan topraklarının kesiştiği Dilucu’nun, Kafkasya’da barış ve istikrarın temin edildiği, Asya’da en önemli geçiş yerlerinden birisi olacağını belirten Davutoğlu, Azerbaycan- Ermenistan arasındaki ihtilafın, işgal altındaki toprakların Azerbaycan’a iadesiyle temelli bir barışa dönüşeceğini söyledi. O zaman Ermenistan- Türkiye, Ermenistan- Azerbaycan kapılarının da açılacağı kaydeden Davutoğlu, bu bölgenin barış, istikrar ve refah alanına dönüşeceğini vurguladı. Barışı sağlamak için kararlı olduklarını belirten Bakan Davutoğlu, Azerbaycan ile Ermenistan arasında çıkan son çatışmayla ilgili olarak da şöyle dedi: “Biz o gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Azerbaycan tarafıyla bu sorunlara barışçıl yollarla çözüm bulmak çok önemli. Kafkasya’da asırlar boyu farklı kökenden insanlar birarada yaşadılar. Bundan sonra da bir arada yaşamaya devam edeceğiz. Güney Kafkasya’da kalıcı barışın temin edilmesi için işgal altındaki toprakların Azerbaycan’a iadesi ve Karabağ sorununun çözümü başta gelmektedir. Burada işgalin sona ermesi için diplomatik barışçıl yollarla çaba göstermek lazım.”
|
|
|
DAVUTOĞLU'NDAN AZERBAYCAN'A TAM GARANTİ: ERMENİ SINIRI GEÇİCİ DE OLSA AÇILMAYACAK!

31-08-2010
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Daha güçlü bir 'evet', Türkiye'nin daha güçlü bir şekilde dünya gündemine gelmesini sağlayacaktır" dedi. Davutoğlu, Azerbaycan'ın tepki gösterdiği NATO tatbikatıyla ilgili olarak da 'Ermenistan sınırının geçici olarak bile açılması söz konusu değil' dedi.
Bir dizi ziyarette bulunmak üzere Konya’nın Doğanhisar ilçesine gelen Davutoğlu, Kaymakam Ali İpek’i ziyaret ederek, ilçenin sorunları hakkında bilgi aldı. Davutoğlu, daha sonra ilçe merkezindeki Halil Çıvgın Parkı’nda vatandaşlara hitap etti.
Yolda gelirken gördüğü engelli bir çocuğun uzun süre bekledikten sonra kendisini selamladığını söyleyen Davutoğlu, Anayasa değişikliğinde engellilere, kadınlara ve şehit yakınlarına pozitif ayrımcılığın yer aldığını söyledi.
Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Hayır diyenlere ’hayır’ demenizi bekliyorum. Evet’e ’evet’ diyeceksiniz. Sizlerin ’evet’i bizim için en büyük destek. Dünyanın hangi köşesine gidersek gidelim vatandaşların dualarıyla başımız her zaman dik, her zaman sesimiz gür çıkıyor. Türkiye dünyada yükselen bir güç olacaksa, eğer Türkiye gerçekten dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girecekse, bütün dünyanın saygı duyduğu, onurlu izzetli bir ülke olacaksa bunda en büyük temel güç kaynağımız sizlerin desteği ve milletimizin iradesidir. Yüce Meclis bugün bu iradeyi gösterme fırsatını millete verdi. 12 Eylülde bu paketle sadece paketteki maddelere ’evet’ demeyeceksiniz. Aynı zamanda sizin seçtiğiniz, sizin desteğinizle oluşan Meclis’in yüce iradesine ’evet’ diyeceksiniz. Onun için bugün gür sesinizin duyulmasını bekliyorum."
Dünyada nerede bir mazlum varsa onun yanında olacaklarını dile getiren Davutoğlu, "Nerede bir adaletsizlik varsa onun karşısında olacağız. Pakistan’da, Filistin’de olduğu gibi, ’bize yardım eden yok mu’ diye seslenen bir ses varsa orada bu yüce milletimizin temsilcisi olacağız. Dünyanın her yerinde sizi vakur bir şekilde temsil ediyoruz. Bu temsilin devam etmesi için güçlü bir şekilde ’evet’ demenizi istiyoruz. Daha güçlü bir ’evet’, Türkiye’nin daha güçlü bir şekilde dünya gündemine gelmesini sağlayacaktır. Onun için ilçelerimizi, kasabalarımızı tek tek dolaşıyoruz" diye konuştu.
EurActiv
|
|
|
ERMENİ DİASPORASINDAN CNN’İ DURDURMAK İÇİN KAMPANYA

31-08-2010
Amerikan televizyonu CNN'in, Hocalı soykırımına ilişkin bir filmi yayın programına alması üzerine, ABD'deki Ermeni diasporası filmin yayınlanmasının iptali için kampanya başlattı. Söz konusu filmde, şehit Azeri gazeteci Çingiz Mustafayev'in çektiği görüntülere yer veriliyor.
CNN televizyonu, 4 gün boyunca, çekim yaparken Ermeni ateşiyle şehit olan Azeri gazeteci Çingiz Mustafayev’in Hocalı yakınlarında Ermenilerin gerçekleştirdiği barbarlığı gözler önüne seren kayıtlarını yayınlayacak.
Iragir.am tarafından yayınlanan habere göre ABD’deki Ermeni lobi kuruluşlarından Amerika Ermeni Asamblesi (Armenian Assembly of America – AAA) bir e-posta kampanyası başlatarak CNN’i “Ermeni karşıtı” programı yayınlamaktan vazgeçmeye çağırdı. Kuruluş tarafından başlatılan kampanya doğrultusunda CNN’e gönderilen protesto mektuplarında, filmin yayın programından kaldırılması talep ediliyor.
AAA tarafından hazırlanan mektupta Azeri gazeteci Mustafayev’in 1991-1994 yılları arasındaki savaşta gerçekleşen Hocalı katliamı konusunda Azerbaycan devletinin tezlerini savunduğu ve söz konusu gazetecinin Ermenileri “şeytanlaştırmaya” çalıştığı ileri sürülerek yayının iptal edilmesi çağrısı yapılıyor.
Hocalı soykırımını dünyaya duyuran isim olarak bilinen ve Hocalı yakınlarında katledilen Azeri soydaşlarını gözyaşları içinde kamerasına kaydeden Mustafayev’in hikayesi CNN televizyonunda “Outlook” adlı program dahilinde yayınlanacak. 1news.az tarafından yayınlanan habere göre program dahilinde, Ermenilerin işgalin ardından Hocalı’da gerçekleştirdikleri soykırım ve vandalizm gözler önüne serilecek. Program, 28 Ağustos tarihinden itibaren 4 gün boyunca günde 5 kez ekranlara taşınacak.
İbrahim H. Aydoğan
|
|
|
"VİLLAMDAKİ BAYRAĞA, ARMANI BİLE HAYRAN"

29-08-2010
Dünyaca ünlü İtalyan mimar, tasarımcı ve koleksiyoncu Flavio Albanese, Sicilya Adası’nın güneyindeki Pantelleria Adası’ndaki villasının damına Türk bayrağı asınca jandarma ile başının belaya girdiğini söyledi.
Corriere della Sera Gazetesi’ne konuşan Albanese “Ben şark kültürü hayranıyım. Evimde yüzlerce Türk kilimi var. Türkiye’den bir ayyıldızlı bayrak aldım. Villamın damına astım. Çünkü Türk bayrağı son derece etkileyici, güçlü, şık ve güzel, onurlu bir aksesuvar. Ertesi günü kapıma jandarma dayandı. İtalyan yasalarına göre özel mülke sadece İtalyan bayrağının asılabileceğini söyledi. Ben de sanatçı tarafımı anlattım, Türk bayrağının tasarımımın bir parçası olduğuna ikna ettim. Neyse ki ikna oldular, Türk bayrağı villamın damında dalgalanıyor ve en çok da komşularım stilist Giorgio Armani ile şarkıcı Sting’i etkiliyor” dedi.
Reha ERUS / ROMA
|
|
|
İRAN: "YANLIŞ AKTARILDI"

29-08-2010
İran, Cumhurbaşkanı yardımcılarından Hamid Begai'nin "Osmanlı dönemindeki Ermeniler"e ilişkin ifadelerinin yanlış aktarıldığını belirtti.
İran, Cumhurbaşkanı yardımcılarından ve Kültür Mirası, Turizm ve El Sanatları Kurumu Başkanı Hamid Begai'nin ''Osmanlı dönemindeki Ermeniler'' konusundaki ifadelerinin bazı yayın organlarınca yanlış aktarıldığını belirtti.
İran Kültür Mirası, Turizm ve El Sanatları Kurumu'nun resmi haber ajansı IRNA'ya gönderdiği açıklamada, ''Begai'nin sözleri farklı basın yayın organlarınca doğru aktarılmamıştır veya bir grup yayın organı kendi algılamalarına yer vermiştir'' ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, ''Begai, hiçbir tahlilde bulunmadan ve özel bir görüş beyan etmeden, Türkiye ve Ermenistan arasında böyle bir konu olduğuna işaret etmiştir'' denildi.
Begai, İran'ın İkinci Dünya Savaşı'nda ABD, Rusya ve İngiltere tarafından işgalinin 70. yıldönümü münasebetiyle düzenlenen bir konferansta yaptığı konuşmada ülkesinin zarara uğradığını belirtmiş ve konunun uluslararası arenada takipçisi olacaklarını söylemişti.
Begai, konuya ilişkin olarak da Japonya'nın ABD'den, Polonya'nın Rusya'dan ve Ermenistan'ın da Türkiye'den tazminat talebinde bulunduklarını örnek göstermişti.
Begai, konuşmasının bir bölümünde ''Deniliyor ki Osmanlı Devleti, yaklaşık 105 yıl önce, 1917'de, bir grup Ermeni'yi katletti. Şimdi Osmanlı Devleti ortadan kalkmış, ama hala Ermenistan, Türkiye'den bu konuyla ilgili resmen özür dilemesini ve tazminat ödemesini istiyor'' ifadelerini kullanmıştı.
AA
|
|
|
YALAN HABERİN BÖYLESİ...

28-08-2010
Hürriyet'in internet sitesinde şu an (28-08-2010, 01h34) yayında olan “İran Türkiye'yi canevinden vurdu” haberi asparagas çıktı.
BÖYLE BİR İFADE KULLANMAMIŞ
Hürriyet'in bu haberi şaşkınlıkla karşılanmıştı. Çünkü İran, “soykırım” iddialarını kabul etmeyen bir ülke.
Görüşülen İran'ın Ankara Büyükelçiliği yetkilileri, Hürriyet'teki sözkonusu haberin asparagas olduğunu, İran Cumhurbaşkanı Yardımcısının böyle bir ifade kullanmadığını açıkladı. Yetkililerce, sözkonusu haberin İran Cumhurbaşkanı Yardımcısının sözlerinin yanlış yorumlanmasından doğmuş olabileceği de belirtildi.
Büyükelçilik yetkilileri ayrıca şu bilgileri verdi: “İran'ın, sözde Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili tavrı bellidir. İran bu iddiayı kabul etmemektedir.”
İŞTE ORİJİNAL HABER METNİ VE İRAN ELÇİLİĞİNİN AÇIKLAMASI
Osmanlı, Ermenilere soykırım uyguladı
28 Ağustos 2010
İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hamid Baghaei, yüz yıl önce Osmanlı döneminde Ermenilere karşı soykırım uygulandığını öne sürdü.
İran resmi haber ajansı İRNA’nın haberine göre, Hamid Baghaei, bu sözleri 2. Dünya Savaşı sırasında İran’ın işgal edilmesinin 70. yıldönümü nedeniyle Tahran’da düzenlenen bir konferansta sarfetti. İran’da yaşananları, Ermenilerin durumuyla karşılaştıran Baghaei şöyle konuştu: “Bundan yüz yıl önce Osmanlı Devleti döneminde Ermenilere karşı soykırım uygulandı. Bugün Osmanlı Devleti yok. Ama Ermeniler yine de Türkiye’den özür ve tazminat bekliyor.”
Baghaei, ülkesinin 2. Dünya Savaşı’ndan sonra yaşanan kayıplar nedeniyle uluslararası toplumdan tazminat isteyebileceğini de öne sürdü.
Ermenistan’da, Ermeni Devrimci Federasyon Siyasi İşler Direktörü Giro Manoyan, İranlı yetkilinin sözlerini övdü ve “İranlı siyasi yetkililerin soykırım gerçeğini reddetmemesi bizim için sürpriz olmamalı” dedi.
Elçilik: Yanlış yorumlandı
İran’ın Ankara Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamada ise, Ermeni soykırımı ile ilgili sözlerin yanlış yorumlandığı belirtildi. Açıklamada şöyle denildi: “İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın Ermeni soykırımı ile ilgili bazı internet sayfalarında birtakım haberler yayımlanmıştır. Sayın Hamid Baghaei’nin konuşmaları yanlış şekilde yorumlanmış olup, İran İslam Cumhuriyeti’nin tutumunda herhangi bir değişiklik meydana gelmemiştir.”
Baghaei’nin sözleri üzerine İran Dışişleri Bakanı Manhuçher Muttaki ile görüşen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu üst düzey açıklama beklendiği mesajını iletti.
Haberciniz.biz- A C T U E L
|
|
|
|
|
|
ZİYARETÇİLER
|
      
01/01/2006'den itibaren |
|